EKLEM BACAKLILAR

Siyasi Hat için bugün bir yazı kaleme almak istedim ama hemen, ağır bir siyasi söylemle giriş yapmak istemedim.

İnsanoğlunun davranış kodlarının izlerini ve genetik köklerini arama çabası içinde bir canlı grubunu inceledim ve temel yapılarıyla belgesel tadında basitçe anlatmayı tercih ettim.

Bu canlı grubu Eklem Bacaklılar (Arthropoda)

Eklem bacaklılar, hayvanlar aleminin en büyük ve en çeşitli sınıfıdır.

Dünya üzerindeki tüm omurgasız hayvan türlerinin ezici çoğunluğunu oluştururlar.

Dünyadaki hayvan türlerinin tamamının %80’inden fazlasını oluşturan bu devasa grup; karada, havada, tatlı sularda ve derin okyanuslarda yaşamını sürdürmektedir.

Sinir şeridi vücutlarının karın bölgesinden geçer.

Birbirine eklenmiş halkalardan oluşan bu geniş sınıf, günümüzde yaşayan dört ana alt gruba ayrılmaktadır: “Böcekler, Örümceğimsiler, Kabuklular, Çok Ayaklılar”

Çok bilinen eklem bacaklı örnekleri; çıyanlar, çekirgeler, kırkayaklar, akreplerdir.

Tespih böceklerini de es geçmeyelim.

Eklem Bacaklıların Temel Özellikleri

Kitin Dış Kabuk: Vücutları, koruma ve destek sağlayan sert bir kitin tabakasıyla kaplıdır. Bu kabuk, esnek olmadığı için canlı büyüdükçe periyodik olarak kabuk değiştirme yoluyla atılır.

Segmentli Vücut yapısı: Vücutları genellikle; baş, göğüs ve karın olmak üzere üç ana bölgeden veya bunların birleşiminden oluşur.

Eklemli Uzuvlar: İsimlerini aldıkları bu özellik, hareket, uçma, beslenme ve algılama için özelleşmiş eklemli parçalardan oluşur.

Açık Dolaşım Sistemi: Kanları damarlar yerine vücut boşluklarında serbestçe dolaşır. Muhtaç oldukları asil kan, damarlarında değildir.

Çeşitli Solunum Tipleri: Yaşadıkları ortama göre suda yaşayanlar solungaç, karada yaşayanlar trake veya kitapsı akciğer solunumu yaparlar. Sulu ortamlara uyarlar, havada karada solumayı becerirler.

Kabuk Dökme Mekanizması Ekdisis

Eklem bacaklıların dış kabuğu canlı dokulardan oluşmaz; sert, esnemeyen bir kitin ve protein katmanından oluştuğundan, canlı büyüdükçe bu zırh ona dar gelir. Bu yüzden büyümek için eski kabuklarını atmak zorundadırlar. Vücut büyüdükçe beyindeki salgı bezleri kabuk dökme hormonu ekdizon salgılar. Ekdizon, eski iç kabuk katmanını sindirir ve vücuttan ayırır.

Eklem bacaklılar, vakti geldiğinde kabuklarından kurtulmayı doğallıkla becerirler.

Canlı bu sırada kendine yeni ve yumuşak bir koruyucu katman örer. Eski kabuk genellikle sırt bölgesinden düz bir hat boyunca çatlar ve canlı bu çatlaktan dışarı çıkar.

Dışarı çıkan eklem bacaklı; tamamen savunmasız, yumuşak ve çıplaktır.

Yeni kabuk hava ile temas ederek sertleşir.

Canlı sertleşme bitene kadar genellikle saklanır.

Farklı yaşam ortamlarına mahkûm olanlar

Hücre tipi kapalı ortamlarda yaşayanlar farklı yaşam formları da geliştirebilirler.

Son söz

İyi ki insan olmuşuz.

Olamayanların insanlık yolundaki evrimi için uzun bir zaman daha geçmesi gerekecek.